TÜRKİYE SÜT ÜRETİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ
5200 Sayılı yasa ile kurulmuş olan birliklerimizin Muhasebe konusunda sık olarak karşılaştığımız sorunları birkaç ana maddede toplamak gerekirse;
1- En sık sorulan sorulardan bir tanesi birliklerin vergiye tabi olup olmadıkları. Bu konuda Merkez birliği olarak tüm vergi konularına tabi olup olmadığımızı Gelirler Genel müdürlüğüyle yapılan yazışmalar sonucunda. Tarafımıza verilen cevap EK-1’de bulunmaktadır ve kısaca özetlemek gerekirse;
a) 3065 Sayılı Kadma Değer Vergisi (K.D.V.) Kanununa tabi olduğumuz,
b) 0193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununa Muhtasar (Stopaj) yönünden tabi olduğumuz,
c) Asıl sorunumuz olan 5520 Sayılı Kurumlar Vergisine tabi olup olmadığımız?
EK-1’de tarafımıza gönderilen yazıda; “Tarımsal üretici birliklerinin 5200 sayılı kanununun 5 nci maddesinde sayılan ve üyelerinin ürünlerinin üretimi, pazarlanması, depolanması, tanıtımı v.b. konularında koordinasyonu sağlamaya yönelik faaliyetleri ile birliğe ait taşınır, taşınmaz malların alımı, satımı, inşası ve kullanımı sonucu elde edeceği gelirlerin kurumlar vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir. Ancak anılan birliklerin mal ve hizmet alım-satımını bizzat yapması ve karşılığında bir bedel alması halinde oluşacak iktisadi işletmesi dolayısıyla kurumlar vergisine tabi tutulması gerekmektedir.” denilmektedir.
Gelirler Genel Müdürlüğünün tarafımıza yazdığı 06.03.2006 tarihli yazı ve bu tarihten sonra 21.06.2006 tarihinde değiştirilen kurumlar vergisi yönünden Merkez Birliği olarak birliklerimizin kurumlar vergisi muafiyeti konusunda bir değişiklik olup olmadığını bir kez daha Gelirler Genel Müdürlüğüne sorulmuştur. EK-2 de tarafımıza verilen cevapta “Başkanlığımız görüşünde bir değişiklik olmayıp 5520 sayılı Kurumlar vergisi kanunu uygulamasında da geçerliliğini sürdürmektedir.”denilmektedir.
Bu kapsamda özetlemek gerekirse 5200 sayılı yasa ile kurulmuş olan birliklerimiz kurumlar vergisinden muaftır, ancak iştigal konusu olan sütün bizzat alımı ve satımını (müstahsil makbuzu ile alıp firmalara fatura karşılığı satmak) yaparak sütü kendi üzerine geçirmesi halinde kurumlar vergisine tabi bulunması gerekmektedir.
2- Dağıtılan süt teşvikleri üzerinden gelir vergisi (stopaj) kesintisinin yapılıp yapılmayacağı konusunda üye birliklerimiz tereddütlerde bulunmaktadır.Bu konuya istinaden Gelirler Genel Müdürlüğüne yapılan yazılı başvuruda EK-3’te bulunan yazı tarafımıza gönderilmiştir. Gelirler Genel Müdürlüğünden gelen cevaba istinaden özetlemek gerekirse dağıtılan süt teşvikleri üzerinden 0193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesinin 11/a-ii bendi hükmüne göre % 2 oranında gelir vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.
3-Merkez Birliğimize göndermiş oluğunuz genel kurul evrakları içersinde bulunan bilânço ve gelir tablolarında gerekli açıklamaların yeteri kadar yapılmadığı ve toplanılan aidatların başka hesaplarda tutulduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda;
Üyelerden alınan giriş aidatları 500 lü sermaye hesaplarında takip edildiği, birlikleri 1163 sayılı Tarımsal kalkınma kooperatifleri gibi ortaklık olarak veya bir şirket gibi düşünüp bu hesapların kullanıldığını düşünüyoruz. Ancak 5200 sayılı kanunumuzun 11.maddesi (a) bendinde üyelik aidatları gelir unsuru olduğu belirtilmiştir. Doğal olarak üye giriş ve yıllık aidatların 649 Diğer olağan gelir ve karlar hesabında ayrıntılı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Örnek; 649.01 Giriş Aidatı, 649.02 Yıllık aidat, 649.03 Teşvik Gelirleri ve 649.04 Veteriner Hizmet Gelirleri gibi.
Üye Birliklerimizin Genel Muhasebe ile ilgili sorunlarınızda Merkez Birliğimiz Muhasebecisi sizlere yardımcı olacaktır.
İrtibat için: 0 542 204 97 22